
Dış Bağlantılar

Yüksek İrtİfa
tırmanış ekibi portalı
Peak Lenin (7134 m) Tırmanış Günlüğü
11 Ağustos 2006
Gece güzel uyudum. 6:00′da uyandım. Tırmanış çantalarımızı hazırladıktan sonra, akşamdan tenbihlediğimiz domatesli, biberli, tavada yumurtamız saat 7:15′de hazırdı. İranlılar bu gün kamptan ayrılıyorlar. Kahvaltıdan sonra biraz muhabbet ettik. Saat 8:15′de 1. kamptan (4400 m) 2. kampa (5300 m) hareket ettik. 15 dk ilerledikten sonra sularımızı doldurmak için mola verdik. 1-1:30 saat sonra büyük çatlağın bulunduğu yerdeydik. Ben fotoğraf için poz istiyorum, Barış’la Ahmet’de tam zamanını buluyosun diye bana kızıyolar.
Ahmet’in durumu pek iyi değil. Aslında iyi fakat, dünkü ve sabahki şakalaşmalarımızda çok üstüne vardık sanırım, bi türlü motive olamadı. Birazda üstüne ishal ve halsizlik bindi, pek keyfi yok açıkcası. Bir saat daha ilerledikten sonra kendine gelmeye başladı. Genel olarak keyfimiz yerinde, irtifadan kaynaklanan bi sorun yaşamıyoruz.
Kızartma tavası denilen düzlüğe geldiğimizde hava kapatmak üzereydi. Mola verdik. Bu ana kadar hava hep güneşliydi.
Cayır cayır kavurdu bizi. Neyseki 2. kamp (5300 m) artık
görünüyor. 40-50 dk’lık bir yolumuz kaldı. Kampa varmadan az evvel Barış’ın patiksiz batonu tamamen buzula girdi, tehlikesiz bi kaza
Kampa varmak üzereydik ki, kar köprüsü battı, Barış çatlakta.. Hemen emniyet aldık, kazma yardımıyla yükseldi.
Neşeli 8 saatlik tırmanış sonunda 2. kampa (5300 m) ulaştık. Genelde hava saat 15:00 civarına kadar açık, daha sonra soğuk, rüzgar, kar fırtınası başlıyor. Çadırımızı kurduktan sonra güzel bir bardak çorba ve arkasından hamur olmuş erişte..
Ben : - Yarın kaçta kalkar kaçta gideriz ?
Barış : - Amaan yat uyu, kalkınca kalkarız, yola çıkıncada gideriz.
:-)
12 Ağustos 2006
2 kişilik çadırda 3 kişi sıkış tıkış uyuduk. 1. kamptan getirdiğimiz bu çadırı burada bırakacaz. Aklimatizasyon tırmanışında 3. kampta bıraktığımız North Face VE25′imizde konaklıycaz. Bu gün tırmanacağımız yol, dünküne göre daha kısa. Dik olduğu için hızlı irtifa alıyoruz. Tahminimiz 4 saatlik bir yolumuz var. Hatta kimi dağcılar bu kamptan öğleden sonra yola çıkıyorlar.
Uyandığımızda saat 8 civarıydı. Kahvaltı için yarım paket cici bebe, bir büyük kaşık çokokrem, birazda sıcak su ile ezip bulama yaptık. Aklimatizasyon tırmanışında hiç iştahım yokken, bu tırmanışta inanılmaz yiyorum. Yanına içecek olarak ıhlamur yaptık.
Saat 10:15′de yola çıktık. Tüm teknik malzemeleri buraya bıraktık. Bu noktadan sonra herkez kendi temposunda tırmanacak, 3. kampta (6100 m) kurulu çadırda buluşacaz. 13:30′da barış, 13:50′de ben, 14:20′de Ahmet çadıra ulaştı. Daha önce bu yolu 6 saat gibi bir zamanda gelmiştik.
Bol bol sıvı aldık, yemek yedik, mp3 player kavgası yaptık
Hava çoğunlukla olduğu gibi 15:00 da kapattı. 17:00 da kar fırtınası başladı. Yarın zirve yolunda olcaz, hava çok kötü. Yarın havanın açık olması için dua ediyoruz.
Hepimizin iştahı yerinde. Aklimatizasyon tırmanışında hiçbirimizin iştahı yoktu. Akşam bol bol kar erittik. İranlılar çadırımı kullanmıştı, içerisinde limon bırakmışlar. Allah’ım ! Bir çorba bu kadar güzel olur ! Saat 21:30 - 22:00 gibi yattık.
13 Ağustos 2006 - Zirveye doğru
Sabah 5:00′da bizimkilerin tulum içerisinden gelen boğuk seslerine uyandım. 1 saat kadar önce gürültü yapan Fıransızlara kızıyorlar.
Cicibebe, çikolata, birazda sıcak su karışımı bulama yaptık. Bu tırmanışta bizim fix kahvaltımız oldu. Bol bol çay içtik. 6:45′de yola anca çıkabildik. Aslında çok az eşya almamız gerekiyor, fakat termus, platibus, kastüyü anorak falan derken 6-7 kg yi buldu benim çanta.
Zirveye doğru yola koyulmuştuk. Her adım bizi zirveye daha da yaklaştırıyordu. Barış ile Ahmet’in arasında yarım saat, benim ile Ahmet’in arasında bir saatlik bir mesafe açıldı. Fotoğraf çekmek için, wc için, çok oyalanmıştım.
Son bir mola.. Ccanım tuzlu bişeyler istiyor. Dağda keyfiniz, motivasyonunuz yerindeyse sizi hiç birşey zirveden aşağıda bırakamaz. Ve sanırım bende bu yarım saatlik mola ile o anı yakalamıştım. Kalktım toparlandım, 6600 metrede bomba gibiyim. Tempomu tuttum yürümeye başladım. Aradan 1 saat geçti ve Ahmetle birlikte bi kaç dk lık mola veriyoruz. Ahmetin motivasyonu pek iyi değil. Bende bir saat önce kendime geldim. Önümüzde Yugoslav ekip var. Onların durumu daha kötü, biraz sonra bizden geride kaldılar. (Daha sonra Yugoslav ekip zirveye 1 saat kala geri döndü.)
Genellikle 15:00′de havanın bozduğunu bildiğimiz için, yeterince hızlı olamazsak soğuğa ve rüzgara dayanamayıp geri dönmek zorunda kalabiliriz. Hiç istemediğimiz şey buydu. Zirveyi ikinci kez denemek. Barış’da hemen önümüzde ilerliyor. Saat 14:00′da zirveye yeterince yaklaştığımızı düşünerek çantalarımızı bıraktık. Henüz 1 saat yürümüştük ki hava kapattı ve kar fırtınası başladı. Ürezimde 800 fill anorak sayesinde üşümüyorum. Barış ve Ahmet, gerek olmadığını düşünerek çantadan kaztüyü anoraklarını almamışlardı. Üstlerinde polar ve gore-tex var. Yeterince sıcak tutmuyor, üşüyorlar.
Ha geldik ha gelcez. Zirve çok karışıkmış. Önümüzde tepecikler görüyoruz. Bu mu ? Değil… Şu ? O da değil… Biz giderken geri dönen Fıransız ekibin izleri olmasa zirveyi daha da zor bulcaktık.
Evet, Artık zirvedeyiz. oturuyorum, ayağa kalkacak halim pek yok. Barış’la Ahmet benden yaklaşık 10-15 dk önce zirveye çıkmışlardı ve çok üşüyorlar. Bi kaç dk kamera fotoğraf faslından sonra aşağı inmeye başladık. 9 saat 15 dakikada 3. kamptan (6100 m) zirveye (7134 m) ulaştık.
Çantalarımızın yanına geldik, kucaklaştık, tebrikleştik. Çıkıştan daha uzun bir iniş vardı sanki.. 4 saat sonunda 3. kampa (6100 m) geldik. Gün bitmişti, zirve yapmıştık. En güzel yanı hepimiz aynı gün, aynı saatte zirvedeydik. İran limonlu çorbalarımızı içtik, bol bol sıvı aldık. Sonra tulumlarımıza girip uykuya daldık.
Ben : Sabah kaçta kalkarız ?
Barış : İstediğimiz zaman.
:-)
Daha önceden okuduğum raporlarda zirve dönüşünde yemek yapacak hallerinin kalmadığı, bi kaç damla sıvı alıp bir an önce yatıp uyuduklarını yazıyordu. Bizim tırmanışımız daha rahat oldu. Aklimatizasyon tırmanışında biraz baş ağrısı, arasıra azcık mide bulantısı falan yaşadık. Zirveden döndüğümüzde rahat nefes alıyorduk.
14 Ağustos 2006
Sabah 8:30′da uyandım. Dün zirve yaptık. Bu gün 3. kamptan (6100 m) yola çıkıp, 2. kamptaki (5300 m) çadırımızı ve bıraktığımız eşyaları alıp, 4400 metredeki 1. kampa ulaşmayı düşünüyoruz. Kahvaltıda müsli yedik. 6100 metrede daha iyisi şamda kaysı. Yanında sıcak-soğuk vişne ve portakallı tang içtik. Çadırımızı topladık, çantalarımızı hazırladık, saat 11:00′de yola çıktık. Saat 12′de 2. kampa (5300 m) indik.
Barış ikiye bir yorgunum fakat çok mutluyum diyor. Ahmet’in hala pek keyfi yok. Ben çok iyiyim. Sanki yedibin metreye çıkan ben değilim. 2. kampta (5300 m) daha önceden bıraktığımız izmir köfteyi ısıttık. Bu ne lezzet ! Buradaki Hannah / Serak-S’imizi de topladık. Emniyet kemerlerini giydik, kazmalarımızı aldık ve yola koyulduk. Bi kaç tane büyük riskli çatlak var. Sanki canlı namussuz. Nasılda yer değiştirmiş. Geldiğimiz yol kırılmış, başka bir yerden geçmek zorunda kaldık. Son dik etapdan sonra biraz hızlandım. Barış’la Ahmet buldukları MSR marka kar kazığını çıkarmak için bayaa uğraştılar. Nafile, o kazık o buzula ait artık
1. kampa (4400 m) gelmiştik artık. Faaliyetin sonuna yaklaştık. Hemen sıcak birşeyler içtim, çantamı boşalttım ve yemek yedik. Kampdaki herkez zirve yaptığımızı öğrenip, bizi kucakladı, tebrik etti. Az çok türkçe bilen kırgızlar “Bu gün bayram” diyorlar.
Akşam yemek öğleden kalandı sanırım. Pirinç, uzun makarna karıştırılmış, üzerinde etli bir sos var. Damak tadına bağlı, fakat yemekler yenmiycek kadar kötü değil. Ben pek sevmedim.
Akşam yemekten sonra sigara-çay yapıp barış yatmaya gitti. Ahmet zaten kötü hissediyordu, 1. kamp’a gelir gelmez tulumuna çekildi. Bende bol bol çay içip günlüğümün sayfalarını doldurdum. Biraz kitap kurcalayıp uyudum.
15 Ağustos 2006
Sabah kalktığımızda hala zirve neşesi vardı hepimizde. Bu gün 1. kamptan (4400 m) ana kampa (3800 m) inmeyi düşünüyoruz. Bir gece de ana kampta kalıp, kamaz la 8-10 saat sonra Osh’a ulaşacaz.
Sabah kahvaltıda kalan kayseri sucuklarımızdan çokca yaptık. Yanında pastırma, asia-travel çadırından çay aldık. Ben dayanamayıp pastırma yiycem diye tutturdum. Bizimkinler kokmamak için yemedi, 250 gr. pastırma bana kaldı
(Sucuklar ve pastırma Ahmet’in memleket hediyesi.)
Eşyalarımızı toparladık, hurçlara yerleştirdik. Türkiyeden aldığımız yiyeceklerin %10′unu anca tükettik. Kalanları orada bırakmak zorunda kaldık. Belki turizm şirketinin yemekleri kötüdür diye 13-15 gün bize yetecek kadar erzak almıştık. Öğleden sonra katırların geleceğini söylediler. Biz çantalarımıza az yük aldık ve yola çıktık. 3 saat kadar sonra ana kampa (3800 m) ulaştık.
Akşam yemekte lahana çorbası ( hiç sevmem ), makarna vardı. Yemekten sonra asia-travel elemanları sürpriz yapacaklarını söyledi. Hepsi toplanmış, ellerinde pasta, bi kaç şişe bira, votka falan var. Yemek çadırında, önce Kırgızca, sonra İngilizce, bizim tırmanışımız hakkında konuşma yaptılar. Daha sonra alkışlarla Barış’ı belgesini almak üzere sahneye aldık
Daha sonra Ahmet, daha sonra da ben. Herkeze votka ve pasta dağıttık. Bizim ekip zirveye çıktığı içni küçük bi parti düzenlediler. Barış “duş almam lazım, dayanamıycam” dedi, sıcak su istedi. Sauna dedikleri küçük bi çadırda sıcak su isteyerek duş alabiliyorsunuz.
16 Ağustos 2006
Sabah 9:00′da kalktık. Bol çaylı kahvaltıdan sonra çantalarımızı toparladık. Saat 11:00′da Kamaz denilen kamyon bozması otobüsümüz geldi. Hurçlarımızı yükledik. Yunanlı ekiple birlikte çift bayraklı fotoğraf çekindik. Bu ekipte zirve yapamadı. Yola çıktığımızda saat 12 ye geliyordu.
4,5 saat süren inanılmaz gürültülü ve sarsıntılı bir yolculuktan sonra 2500 m civarlarındaki Yurt Kamp’a geldik. Burada 1 saat öğle yemeği molası verdik. Yemekten sonra tekrar yola çıktık. Yollar çok kötü. Arasıra bi kaç kamyonun, koyun sürüsünün, at sürüsünün geçtiğini görüyoruz. Başka bir araç yok.
Sonunda Osh’a geldik. Bizi kalabileceğimiz bir otelin önünde indirdiler. Zaten akşam olmuştu. Yol bilmeyiz iz bilmeyiz. Başkada pek şansımız olmadığı için bu otelde o geceyi geçirmeye razı olduk.
Daha sonrası (17 - 22 Ağustos 2006 )
Daha sonra 4 gün kadar Osh’da kaldık. Dönüş biletimiz 29 Ağustos tarihliydi. Bileti erken tarihe aldırmak bayaa zor oldu. 3-4 gün uğraştıktan sonra Sonunda 21 Ağustos 2006 Pazartesi gününe Osh - Bishkek uçak biletini ayarlayabildik. 22 Ağustos saat 03:45 e de Türkiye uçuş biletini ayarladık. 22 Ağustos saat 06:00′ da Atatürk Havalimanı’na indik. Havaalanından metro ile Otobüs terminaline, saat 09:00′da otobüs ile Barış ile ben Ankara’ya, Ahmet Kayseri’ye yola çıktık. 16:30′da Ankara Terminaline ulaştık. Ahmet 22:30′da aynı otobüs ile Kayseri’ye ulaştı.
Önemli notlar
- İstanbul’dan Bişkek’e uçuşta kişi başı yük sınırı 35 kg iken, Bişkekten İstanbul’a uçuşta yük sınırı 20 kg. Fazladan her kilo için 6 $ ödemek zorunda kalıyorsunuz.
- Kırgızistan parası 39 com = 1 $ yapıyor. Havaalanında 1 $ = 36com a kadar düşebiliyor. Havaalanında acil ihtiyacınız için para bozdurun. Şehirde daha bozdurmak daha karlı.
- Turizm şirketinden fix program alınabilir. Herşey dahil olduğu için daha ucuza geliyor. Toplam 21 günlük bir program sundular bize. Ücreti peşin olarak ödemenizi tavsiye etmem. Eğer tırmanışı erken tamamlarsanız, orada bulunmayacağınız günlerin ücretini mutlaka düşürttürün. Biz 5 gün için kişi başı 175 $ daha az ödedik.
- Alışverişinizi Türkiye’den yapın. Bişkek havalimanı şehre uzak. Gidip alışveriş yapma imkanınız büyük ihtimalle olmaz. Osh’da da market yok, herşey pazarda satılıyor.
- Şirket yemekleri yenmiycek kadar kötü değil. Şirketten alcağınız programa göre alışverişi iyi hesap edin. Biz çok fazla almışız, orada bıraktık.
- Osh’da kaldığımız süre içerisinde otelde kalmadık. Günlük 350 com ‘a (Ortalama 8-9 $) iki oda bir salon ev kiraladık. Yapabilirseniz büyük masraftan kurtulursunuz. Otellerin günlüğü 10-20$ arasında.
- Tırmanış esnasında 1. kamp (4400 m) ile 2. kamp (5300 m) arasında mutlaka kazma ile yürüyün. Batonla yürüyen kişiler görürseniz sizi aldatmasın.
- 1. kamp (4400 m) ile 2. kamp (5300 m) arasında ip birliğine kesinlikle ihtiyaç var.
- Zirveye gideceğiniz gün yeterince erken yola çıkmak gerekiyor. Genellikle saat 15:00′da hava kapatıyor.
- 2. kamp (5300 m) ve 3. kamp (6100 m) arası dik olduğu için hızlı yükseliyorsunuz. Öğleden önce sıcakta tırmanmamak için bazı tırmanıcılar öğleden sonra yola çıkıyor. Zaten 3-4 saatlik bir yol. Tercihen düşünülebilir.
- 1. kamp (4400 m) ile 2. kamp (5300 m) arası çok uzun ve bezdirici. Aynı şekilde 3. kamptan (6100 m) sonraki yol da çok uzun.
- Teknik malzeme olarak kişi başı 2 buz burgusu, kazma, krampon, baton, 30 metre 8.5 mm ip, 2 karabina, 1 hms, 3-4 metre perlon, 2 pursik veya jumar yeterli olabilir.
- 2. kampdan sonra (5300 m) ip birliğine ve krampon harici teknik malzemeye gerek yok. 2. kampta (5300 m) bırakabilirsiniz.
- Biz 4. kampı (6400 m) kullanmadan zirveye gittik. 4. kampı kullanmak gereksiz, zaman kaybı olur.
- Hiç bir turizm şirketiyle görüşmeden gitseniz sanırım zor olur. Osh’dan sonra ulaşım çok zor. Türkiye’deki gibi otobüs falan bulamazsınız.
- Fikrimce turizm şirketinden sadece ulaşım hizmeti ve resmi izin işlemleri hizmeti alınabilir. Yemek çadır ihtiyaçlarınızı kendiniz de yapabilirsiniz.
- Eğer Asia-Travel ile giderseniz Enver ismindeki sahtekarı mutlaka göreceksinizdir. Sakın güvenmeyin, 75 usd istediği uçak bileti tarihi geri alma işlemini hava alanına kendimiz giderek 15 usd ye yaptırdık. İlk gün bizi götürdüğü otelin geceliği 10 $ dedi. Sabah kalktığımızda bizden 20$ istediler. Çokkk sahtekar.
- Bişkek havaalanından 20 com (Yaklaşık 50 cent) vererek Bişkek merkeze yakın bir yere dolmuş kalkıyor. Taksiciler 3000 com istiyor. 20 com verip dolmuşa biner, Bişkek merkeze gitmek istediğinizi söylerseniz, sizi indirecekleri yerden 5 com daha verip şehir merkezine ulaşabilirsiniz. Sabah 9 - akşam 21:00 saatleri arasında dolmuş bulabilirsiniz.
- Osh - Havaalanı arası taksi 100 com istiyor, biz hava alanına gidiş-dönüş 150 com a anlaştık.
- Su satın alırken dikkat etmek gerekli. Gazlı su satılıyor, gazsız su olarak isteyin.
- Örneğin çay istiyorsunuz, demlikle geliyor. Fakat şeker için ayrı ücret istiyorlar. Başka bir örnek, pazardan 1 kg elma aldınız, poşet için de 1 com ödemeniz gerekiyor. Bunlar normal şeyler.
- Türkiye’de bi çok dağcının buraya zirve yapabileceğine inanıyorum.
Elimden geldiği kadar geniş yazmaya çalıştım. Umarım sizde gider 7134 metrenin tadına varırsınız.
İyi tırmanışlar !
İrfan Durmuş - irfan [at] yuksekirtifa.com
“Peak Lenin (7134 m) Tırmanış Günlüğü” icin 23 adet yorum var.
Yorum yazın:

Ağustos 31st, 2006 at 0.14
İrfan abi merhaba Raporun için çok teşşekürler ben birde bu dağda kullandığnız kıyafetten tutunda çadıra,ayakkabıya kadar ki malzemeleriniz nelerdir nasıl olmalılar onlarda da fikir verebilirmisin.Örneğin siz nortface çadır kullanmışsınız onun yerine space k2 olabilirmi
tekrar teşşekür ederim.
Recep DEMİRÇAPA
Ağustos 31st, 2006 at 2.38
Selam Recep !
Bu tırmanışta kıyafet olarak içlik, alt-üst polar, alt-üst gore-tex (soluyabilir başka bir giyside olabilir), yün çorap, bir polar eldiven kullandım. Klıf veya kastüyü eldivene gerek bile kalmadı. Fakat yanında bulunması gerek. Bere kullanmadım, onun yerine kulaklık daha konforlu geldi bana. Polar bere yeterli olur. 3. kamptan (6100 m) önce bu malzemeler fazlasıyla yeterli oluyor. Hatta hava açıksa içlikle tırmanmak gerekiyor, çok sıcak. 7000 m den sonra Marmot 800 fill kastüyü, kötü fırtınaya rağmen beni üşütmedi. Kastüyü anorak bu tırmanış için gerekli.
2 adet çadırınız olmak zorunda. Space-K2 fazlasıyla yeterli. Space-K2′den çok daha kötü çadırlarla gelenler var.
Ayakkabı olarak bende LaSportiva’nın Nuptse modeli vardı. Barışta Lowa Civetta GTX Extreme, Ahmet’de Koflach Degre vardı. Barış 3. kamptan (6100 m) sonra zirve için yola çıktığımızda bir saat kadar ayağının üşüdüğünü söyledi. Ne Ahmet, ne de ben sorun yaşamadık. Fakat Millet’in kendinden tozluklu Everest modelini kullanan bile vardı. Normal bir plastik ayakkabı yeterli. Daha iyisi varsa tabii ki daha konforlu bir faaliyet yaparsın.
Koflach Degre için buraya
Lowa Civetta GTX Extreme için buraya
LaSportiva Nuptse için buraya
Dağlarda görüşmek üzere -)
Eylül 5th, 2006 at 3.35
Her ne kadar dağcılıkla ilgim olmasa bile, büyük bir zevkle okuduğum, mükemmel bir yazı olmuş. İlgili arkadaşlara oldukça fazla tecrübe kazandıracağından eminim. Bu arada yazının samimi ve içten olması da bir başka güzel taraf.
Eline sağlık İrfan.
Eylül 7th, 2006 at 10.26
Tebrik ediyorum cok basarılısınız. Türkiyede birçok kişye örnek olacak bir tırmanış gerçekleştirdiniz. Bu faaliyeti kendi imkanlarınızla yapmanız ayrıca takdir edilmesi gerekiyor. Ahmet,İrfan,Barış daha nice 7000 liklere….
Eylül 7th, 2006 at 22.50
Selam arkadaşlar biraz geçte olsa yapmış olduğunuz bu zorlu faaliyetten dolayı hepinizi teker teker kutlar başarılarınızın daim olmasını dilerim inşaallah böle faaliyetleriniz devam eder kim bilir belki beraber faaliyetler yapmakta kısmet olur öncelikle sevgili irfan böyle bir site hazırladığın için seni tebrik ediyorum ayrıca sevdiğim önemli dostlarımdan ahmetle beraber bu faaliyeti yapmış olman konya grubu olarak beni çok mutlu etti. diğer arkadaşı tanımasamda ona da başarılar dilerim çünkü sizinle bu faaliyeti yapan ve sizinle birlikteliği olan bu arkadaşım benim içinde önemli bir yer edinmiştir. inşaallah en kısa zamanda görüşmek dileğiyle bol bol tırmanışlar bizlerle olsun bu arada site çok güzel olmuş bu kadar yeter sözü çok uzattım gene çenem düştü sizleri çok özledim kendinize iyi bakın oradaki herkese selamlar kocaman kucaklandınız… hakan gaziantepten
Eylül 22nd, 2006 at 9.55
Yüerekten kutluyorum sağlık ve mutluluklar dileğiyle.
Mustafa ARIZ
doruk dağcılık kulübü yönetim kurulu adına
Eylül 23rd, 2006 at 9.09
Arkadaşlar tekrar tebrik ediyorum.
İnşallah 8000′liklere doğru ilerlersiniz.
İrfan site çok iy olmuş bu arada eline sağlık
Eylül 25th, 2006 at 9.40
Tebrikler arkadaşlar, içtenlikle kutluyor ve devamını diliyorum.
Faaliyetinizin toplam maliyeti ne kadar tuttu?
Keşan DOÇEK Dağcılık ekibi adına Hakan Eşme
Eylül 25th, 2006 at 10.10
Arkadaşları canı gönülden kutluyorum.Çok başarılı bir faaliyet yapmışlar.bir sorum olacak.bu tırmanışın toplam maliyeti nedir.tırmanış için nereden izin aldınız.para ödedinizmi gibi maliyet raporunuda yazabilirseniz sevinirim.daha nice başarılı tırmanışlara
Eylül 26th, 2006 at 0.14
Uçak bileti hariç kişi başı ortalama 1000 usd masrafımız oldu. Uçak biletini 425 euro’ya aldık. Turizm şirketiyle gittiğimiz için biraz maaliyet yüksek oldu. Raporun içerisinde de kısa bilgiler mevcut ama madem sorulmuş tekrar cevap veriyim. 1 kg yükü 1 usd ye taşıyor katırcılar. 98 kg yük için 98 usd ana kamptan birinci kampa katır parası verdik. Minimum yük bu konuda çok avantajlı. Aynı şey dönüş uçağı içinde geçerli. Türkiyeden çıkış - geri dönüş 29 günlük bir süre ayarlamıştık. Faaliyet planladığımızdan çok erken bitti. 16 günde faaliyeti bitirip, Osh a dönmüştük. Bu yüzden uçak biletini geri tarihe aldırmak ve fazla yükümüz için kişi başı 200 usd daha ödedik.
Turizm şirketi bize 23 günlük bir program sunmuştu. Bu programa göre ulaşım, resmi izinler ana kampda ve 1. kamp da çadır, yemek, duş, wc, elektirik, lavabo dahil 790 $ para ödiycektik. Katırla taşıma, sigara, alkol vs.. isterseniz ayrıyeten ücretini ödeyip, satın alabiliyorsunuz. 1. kamptan sonrada isterseniz taşıyıcı kiralayıp yükünüzü üst kampa taşıtabiliyorsunuz. 1. kamptan sonra yükünüzü katır taşıyamıyor, insan taşıyor ve fiyatları değişken.
Faaliyet erken bittiği için pazarlığa oturduk. Toplamda kişi başı 790$ yerine bir gün için 25 usd daha az ödedik.
Sonuç olarak bizim faaliyetimiz 1000 $ (gidiş dönüş uçak bileti) 425 euro ya mal oldu. Fakat daha aşağıya da rahatlıkla mal edilebilir. Hele dönüşteki bileti erken tarihe aldırmak ve fazla yük için kişi başı ortalama verdiğimiz 200 usd açıkcası bize çok koydu..
Umarım sorulara yanıt olmuştur.
Eylül 29th, 2006 at 14.33
İrfan cok güzel bir faaliyet olmuş..Başarılarınızın devamını dilerim..İstenildiğinde neler yapılacağını gösterdiniz.Tebrik ederim..
Ekim 8th, 2006 at 23.20
önce hepinizin gözlerinden öperim kardeşlerime daha nice tırmanışlar ve yüksek başarılar diliyorum . yolunuz açık tırmanışınız bol olsun oktay
Ekim 9th, 2006 at 23.11
ben dağcılık sporuyla pek ilgilenmem ekipteki ahmet le asker arkadaşıyız onun msn sinden adresinizi okudum ve sizi tebrik ediyorum.içimde ekipte olma arzusu bile oldu .ama becereceğimi sanmıyorum.bu başarınızdan dolayı tekrar tebrikediyorum daha nice zirvelere.
Ekim 20th, 2006 at 11.41
Raporunuzu heyecanla okudum.Çektiğiniz resimlere sanki oralarda imişim gibi dakikalarca baktım.Ben yeni emekli oldum.Üç yıldır Alpin tarzda dağcılık yapmaktayım.Bu sene Ağrı zirvesini zorlanmadan yaptık.6000 lik ve 7000 lik zirveler şimdi önümüzdeki hedeflerden.Sizlere imrendim ve gururlandım.Biz Türk dağcılarının nerede olursa olsun İNSAN DOSTU olduğunu etrafınızdaki dağcılarla kaynaşmanız,kanka olmanız ve nezaketsiz Alman’ı ipinize sokma alicenaplığınızla bir kez daha kanıtladınız.Başarılarınızın devamı 8000 liklerde olsun inşallah SEVGİLİ DAĞCI ARKADAŞLAR.
Ekim 21st, 2006 at 22.23
hepinizi tebrik ediyorum.istenildiği zaman neler yapabilceğinizi gösterdiniz,dağlarda görüşmek dileğiyle.
ayrıntıları telefonda görüşürüz
Ekim 28th, 2006 at 0.54
Sevgili arkadaşlar bizim mutluluğumuzu, bizim başarımızı paylaştığınız için hepinize ayrı ayrı teşekkür ederim. Umarım sizlerde hedeflerinize ulaşırsınız.
Mart 4th, 2007 at 22.31
İrfan gerçekten çok başarılı bir yazı. Çok güzel şeyler yapmışsın. Zaten hep takip ediyordum projelerini.. Sen daha iyi biliyorsun gerçi
Başarılanın devamını bekliyoruz.
Nisan 2nd, 2007 at 2.33
Sevgili dostum İrfan, tırmanışını ve başarını tabiki daha önce paylaşmış ve yakından takip etmiş sen oradayken heyecanla beklemiştim. Keyifli bir tırmanışı bu kadar güzel bir dille rapor etmen çok hoş yumşak, samimi akıcı uslübun gerçekten hoşuma gitti. pozitif yapınında tırmanışı ne kadar olumlu yönde etkilediğini görmemek mümkün değil
inşallah nice zirvelere aynı keyfle başarılı tırmanışlara imza atmanızı diliyorum. site hakkındaki yorumlarımı bizzat sana yaparım ellerine diline sağlık..
BÜLENT AKSU (TÜRKİYE DAĞCILIK FEDEARSYONU
YÜKSEK İRTİFA KURULU ÜYESİ)
Nisan 2nd, 2007 at 11.00
Yıllarca beraber birşeyler yapmanın hayalini kurduk. Ancak bazen herşey istendiği gibi gitmeyebiliyor. Dağcılığımın 10.yılını doldurduğum bu yıl, profesyonel olarak dağcılığı da bıraktığım yıl oldu. Ama sonuna kadar sizin arkanızdayım. Çok iyi tırmanışlar çıkaracağınıza eminim. Planlamalarınız, hedefleriniz gayet tutarlı ve kendinizden eminsiniz. Sizi bu ülkedeki bir çok dağcıyım diyen adama örnek gösteririm. Bu tırmanışlarınızda umarım ki bir faydam olur. Sizden bir ricam var. (Gerisinin a.k.) sağsalim dönün benim kafamı bozmayın, girişirim valla. Hadi şimdi gazı aldınız, rahat! Hazırol! Tırman! İrfan aklıma geldi de sen askerliği yapmamıştın değil mi?
Temmuz 13th, 2007 at 2.06
fatih gereken herşeyi sölemiş zaten aynen katılıyorum MUSTAG ATA tırmanışında da aynı başarıyı göstereceğinizden zerre kadar şüphe duymamakla birlikte dört gözle gidip dönmenizi sabırsızlıkla bekliyoruz….
Konya KARTAL Dağcılık Kulübü
Çağatay Yapıcı
Kasım 6th, 2007 at 13.25
Arkadaşları başarılarının devamını diliyor ve daha yükseklerde görmeyi umut ediyorum.edindikleri tecrübeleri cömertce burada sergiledikleri için şükranlarımı sunuyorum.Arkadaşlar dağcılığın sportmen ve güzel davranış yönünü çok iyi yansıtıyorlar.bu spora yeni başlayacaklara bence iyi bir tutumla örnek oluyorlar.teşekkürler.
Aralık 14th, 2007 at 10.51
Hayallerimi gerçekleştirmişiniz.Darısı başıma….sağlıklı olun.tebrikler.
Kasım 21st, 2008 at 7.57
barışa ahmete slm kırşehirden halil
bana dağcılığı ahmet öğretti aradan 7 sene geçti
kırşehirde mahmut seyfeli ile tırmanmıştık zevliydi size başarılar belki tekrar yine görüşmek üzere